Sosyal fobiye yol açan etkenlerden biri de kendimizi sürekli sorgulamamızdır. insanın kendini sorgulaması bir dereceye kadar iyi bir şeydir ama bir yerden sonra bütün hareketlerimize ket vurur.
kararsızlığımız da bundan kaynaklanabilir.
İçsel yargı mekanizmamız o kadar katıdır ki ne yapacağımıza karar veremeyiz ve çoğu zaman da
hiçbir şey yapmadan dururuz. yaptığımız tek şey statükoyu korumaktır. zorunlu olduğumuz şeyleri yapabilmemiz bile bazı durumlarda bir başarı gibi görülebilir. çünkü ben öyle insanlar tanıyorum ki bu
rahatsızlığından ya da başka rahatsızlıklardan dolayı, zorunlu olduğu şeyleri bile yapamıyorlar. bazıları okulu bitiremiyor, bazıları işsiz dolaşıyor.
Her gün yeniden başlama isteği ise hepimizin yaşamında yer tutan temel bir istek. önceki yaşamımızı çöpe atıp yeni bir başlangıç yapmak isteriz. ama tabii ki her geçen gün hayatımızdan eksilen bir gündür ve bu hayatın uzatmaları yoktur. bazıları, "sıfırdan başlamak
için hiçbir zaman geç değildir" der. ama öyle kritik virajlar vardır ki o virajı geçtiğinizde bir daha geri dönmek mümkün değildir. o yüzden bu virajlarıı sağlıklı ve kayıpsız şekilde geçmek lazımdır.
Bazılarımız geçmiş yaşamlarında çok kayıplar verirler ve bunun da telafisi mümkün olmayabilir. bu yüzden ben hayatı kritik bir yokuş olarak görüyorum ve bu yokuşta geri dönüş yok. o yüzden yaşam
kalitemizi biraz daha yükseltmeliyiz ve adam gibi yaşamalıyız. tabi bizim için bu söylemlerin hayata geçirilmesi çok zor.
Her neyse, umarım herkesin dilekleri bir gün gerçekleşir. Temennimiz bu ama beklentimiz nedir???
Beklentilerimizi de gözden geçirmek lazım...