Sosyalfobili Dostlara

  • Çarşamba, Mayıs 24, 2006 - SOSYAL FOBİ ARKADAŞLIK GRUBU (ÖNEMLİ)
  • Subscribe to sosyalfobi
    Powered by groups.yahoo.com

     

    Sosyal fobi Grubumuza üye olup, bu paylaşımın içinde yer almak için lütfen üst taraftaki kutucuğa mail adresinizi yazınız ve size gelecek olan maili "reply" ediniz arkadaşlarım...

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • Saturday, Mayıs 20, 2006 - Sosyal Fobi Nedir?
  • Sosyal fobi,  toplum içinde aşırı heyecan ve kaçınma duygularına yol açan bir hastalıktır. Çevredeki insanlar sosyalfobi hastasının şiddetli bir kaygı, sıkıntı, huzursuzluk ve utangaçlık duymasına yol açar. Bu durumda sosyal fobik şu tepkilerin bir kısmını veya tamamını gösterir:

    - Yüz kızarması

    - Ses titremesi

    - Konuşamayacağı, tutulup kalacağı duygusu

    - El titremesi

    - Başkalarının kendisini yargılayacağı ve eleştireceği hissine kapılma

     

    Sosyal fobiklerin en büyük korkusu topluluk önünde konuşmaktır. Kendi evlerinde ve aile üyeleri arasında genellikle rahat ederler. Özellikle makam sahibi kişiler karşısında yukarıda saydığımız belirtilerin ortaya çıkma ihtimali yüksektir. Karşı cinsle konuşmak sosyal fobili bazı insanlar için başlı başına bir problemdir. Sosyal fobikler arasında bekarlık oranı yüksektir. Çünkü karşı cinsle iletişimde zorlanırlar. Kimi sosyal fobikler ise topluluk önünde mesela yemek yemek gibi bazı davranışları yapmaktan sıkıntı duyarlar. 

    Bütün bunların sonucunda yaşam, sosyal fobili için acı bir hâle gelir. Sonunda sosyal fobiğin hayatı bir ıstıraba döner. Günlük işlerini yapamayacak duruma gelen ve para bile kazanamayacak durumda olan hastalar görülmüştür. En büyük sorunlardan biri de telefon görüşmeleridir. Telefona cevap vermekten kaçınan sosyal fobililer de vardır.

     

    Bu konuda yazacağım bilgiler devam edecektir. Sizler de yorumlarda bulunabilirsiniz.

     

     

    Yorum ( 4 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • Perşembe, Mayıs 18, 2006 - FOBİ BELİRTİLERİ (FİZİKSEL)
  • FİZİKSEL BELİRTİLER NELERDİR ?


    Korku yaratan obje, durum ya da aktivite ile karşılaşıldığında anksiyete belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtilerden bazıları şunlardır:


    Çarpıntı
    Yüz kızarması
    Titreme
    Terleme
    Bulanık görme
    Nefes darlığı
    Ağız kuruluğu
    Yutkunma güçlüğü v.b.


     


     

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • Perşembe, Mayıs 18, 2006 - Fobinin Sebepleri
  • FOBİ NEDENLERİ NELERDİR ?


    Fobilerin gerçek nedenleri bilinememektedir. Öne sürülen fobi
    nedenleri türlerine göre değişmekle birlikte aynı fobi türünde de
    hastadan hastaya değişiklik gösterir. Ruhsal rahatsızlıkların çoğunda
    olduğu gibi fobilerde de neden biyolojik, genetik ve çevreseldir.


    Genetik yatkınlık: bazı özgül fobilerde genetik yatkınlık fazladır.
    Örneğin kan aldırma veya enjeksiyon yaptırma fobisi olan kişilerde
    ailede benzer hastalık normal topluma göre daha sıktır. Ancak bu
    yatkınlığın genetik veya çevresel etkenlere bağlı olarak gelişip
    gelişmediğini aydınlatacak araştırmalar henüz yetersizdir.


    Nörokimyasal nedenler: bazı insanlarda adrenalin ve noradrenalin
    salınımının fazla olmasının  veya etkilenen organların bu maddelere
    normal insanlara göre daha duyarlı olmasının bu hastalığa yol açtığı
    ileri sürülmektedir. Verilen ilaç tedavileri de bu maddelerin
    salınımını veya bedensel duyarlılığı azaltmaya yöneliktir.


    Davranışçı Yaklaşım: Psikiyatride fobilerin geçmiş yaşantılara bağlantılı olarak
    geliştiği yolunda ispatlanmamış çeşitli teorileri mevcuttur. Watsonun öğrenme teorisinde fobilerin şartlandırılmış refleks davranışlar sonucu oluştuğu ileri sürülür. Bu teoriye göre daha
    önce kaygı uyandırmayan bir uyaran kaygılı bir uyaran ile bir araya geldiğinde öğrenme yolu ile kaygı uyandıran bir uyaran haline gelmektedir. Örneğin asansör korkusu olmayan bir kişi elektrik
    kesintisi ile asansörde mahsur kalma sonucunda asansör korkusu geliştirebilir. Bu olay öncesinde rahatlıkla asansöre binebilirken asansöre binemez hale gelebilir veya asansöre bindiğinde aşırı kaygı
    duyma görülebilir.

     

    Bılindışı:  Freud'a göre fobiler bilinçdışı çatışmalarla ilgilidir ve ödipal kompleks ile ilişkisi vardır. Bastırılmış, bilinç dışına itilmiş bazı korkular yer değiştirerek normalde kaygı yaratmayacak bir nesne veya duruma yöneltilir ve bu şekilde fobiler gelişir. Yapılan araştırmalarda sürekli strese maruz kalan
    çocuklarda yaşamın ileri dönemlerinde yaygın fobik davranışlar görülebilmektedir. Sürekli stres yaratan nedenler arasında erken yaşta anne veya babanın kaybı, anne veya babadan ayrılma,ev içinde şiddete maruz kalma sayılabilir. Bazı bedensel hastalıklar, nörolojik ve psikiyatrik hastalıklarda fobik semptomlar görülebilir. Bu rahatsızlıkların ayırıcı tanı yapılırken dikkate alınması
    gerekir.

    Bu bilgiler, fobi nedenlerinin bir kısmını genel olarak vermektedir. Fakat sebepler çok daha ayrıntılı şekilde incelenmelidir.

     

     

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • Çarşamba, Mayıs 17, 2006 - Hayattan Beklentimiz, Temennimiz...
  •        Sosyal fobiye yol açan etkenlerden biri de kendimizi sürekli sorgulamamızdır. insanın kendini sorgulaması bir dereceye kadar iyi bir şeydir ama bir yerden sonra bütün hareketlerimize ket vurur.
    kararsızlığımız da bundan kaynaklanabilir.

     

           İçsel yargı mekanizmamız o kadar katıdır ki ne yapacağımıza karar veremeyiz ve çoğu zaman da
    hiçbir şey yapmadan dururuz. yaptığımız tek şey statükoyu korumaktır. zorunlu olduğumuz şeyleri yapabilmemiz bile bazı durumlarda bir başarı gibi görülebilir. çünkü ben öyle insanlar tanıyorum ki bu
    rahatsızlığından ya da başka rahatsızlıklardan dolayı, zorunlu olduğu şeyleri bile yapamıyorlar. bazıları okulu bitiremiyor, bazıları işsiz dolaşıyor.

     

           Her gün yeniden başlama isteği ise hepimizin yaşamında yer tutan temel bir istek. önceki yaşamımızı çöpe atıp yeni bir başlangıç yapmak isteriz. ama tabii ki her geçen gün hayatımızdan eksilen bir gündür ve bu hayatın uzatmaları yoktur. bazıları, "sıfırdan başlamak
    için hiçbir zaman geç değildir" der. ama öyle kritik virajlar vardır ki o virajı geçtiğinizde bir daha geri dönmek mümkün değildir. o yüzden bu virajlarıı sağlıklı ve kayıpsız şekilde geçmek lazımdır.

     

           Bazılarımız geçmiş yaşamlarında çok kayıplar verirler ve bunun da telafisi mümkün olmayabilir. bu yüzden ben hayatı kritik bir yokuş olarak görüyorum ve bu yokuşta geri dönüş yok. o yüzden yaşam
    kalitemizi biraz daha yükseltmeliyiz ve adam gibi yaşamalıyız. tabi bizim için bu söylemlerin hayata geçirilmesi çok zor.


           Her neyse, umarım herkesin dilekleri bir gün gerçekleşir. Temennimiz bu ama beklentimiz nedir???

    Beklentilerimizi de gözden geçirmek lazım...

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    sosyalfobi, çekingenlik, topluluk içinde rahat olamama ve istemeden insanlardan uzak kalma sorunları yaşayan arkadaşlara yöneliktir. Tabii bir de bu sorun üzerine uzmanlık yapanlara...

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    Arkadaşlarım

  • sosyalfobi
  • ademaltay

    Reklam

  • Sayfa: 1 - Toplam: 2
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa